Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- New York Times gazetesi yazarlarından Tim Arango, dün kaleme aldığı bir yazıda Kilis’te içlerinde biri eski asker iki Türk vatandaşının da yer aldığı Esad karşıtları ile gerçekleştirdiği röportajları yazdı.
Haberde, dikkat çekici noktalarda bir tanesi, Türk vatandaşları ile işbirliği içinde muhaliflerin bomba yapımında kullanılan yüksek nitrat bazlı gübreleri, sınırın diğer tarafındaki terör gruplarına hiçbir engelleme ile karşılaşmadan ulaştırmaları.
Arango’nun konuştuğu kişilerden bir tanesi ismini vermek istemeyen bir Türk vatandaşı. Arango, “Bana ne denilirse ben onu yapıyorum. Hayır demiyorum” diyen şahısın, Suriyeli muhaliflere yardım etme konusundaki “mutluluğunu” aktarıyor.
Ancak önemli olan nokta ise, bu şahsın, muhaliflerin bomba yapımında kullandığı gübrelerin nakliyatında görev alması. Şahıs Arango’ya, nakliyat için yaptığı 2500 dolarlık harcamaların faturasını gösteriyor. Para ise muhalifler tarafından ödenecek.
“Gizlemeye ihtiyaç duymuyorlar”
“Bir semti yok edecek kadar” gübre ile yüklü bir kamyoneti gündüz vakti bir çiftlik evinin önüne parkeden bu şahsa kamyonun boşaltılması için Ahmet Helo adında başka bir Türk yardımcı oluyor. Kamyonda bulunan bir varil sülfür ile 2 ton nitrat bazlı gübre çuvallar içinde eve taşınıyor. Mekânın sahibine de bu iş için bir ücret ödeniyor.
Arango’nun dikkat çektiği noktalardan bir tanesi, yakınlarında bir askeri aracın ve sınır geçiş noktasının olmasına rağmen nakliyat işinin açıktan açığa yapılıyor olması. Nakliyattan sorumlu bir
isyancı komutanı Ebu Muhammed “Bu sır değil. Gübre taşıyoruz, yasak olan bir şey yapmıyoruz” diye konuşuyor.
Plan ise akşama kadar bekleyip, bomba yapımında kullanılan gübre ve sülfürü sınırdan muhaliflere ulaştırmak. “Gübre taşıyıcılarının” rahatlığına bakılırsa, hangi amaçla kullanılacağı apaçık ortada olan bu malzemelerin, Türkiye sınırından geçirilirken resmi bir engelle karşılaşmadığını tahmin etmek zor değil.
Ancak muhalifler elinde bir katliam aracına dönüşen bu “yasal malzemeler”, özellikle son dönemde gittikçe sıklaşan Halep ve Şam gibi büyük kentlerde düzenlenen yüzlerce sivilin hayatını kaybetmesine neden olan bombalı saldırılarda kullanıldı ve kullanılıyor.
Bomba yapımına eski bir Türk asker yardım ediyor
Beşar Esad’a bir küfür savuran Ahmet Helo, “Biz yalnızca Esad’ın devrilmesini istiyoruz. Ben devrimin başından beri muhaliflere yardım ediyorum” diyor ve yazar Ahmet Helo hakkında önemli bir bilgiyi daha paylaşıyor.
Helo, Halep’te akrabaları olan ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yer almış eski bir asker. Arango, Helo’nun, muhaliflere patlayıcı maddeler yapımında yardımcı olmak için sık sık Suriye’ye geçtiğine ve hatta burada çatışmalara katıldığına dikkat çekiyor.
“Dinsiz oldukları için savaştım ama dine de çok bağlı değilim”
Arango, “Ne istediğimizi tarif edemeyiz ama sadece rejimin yıkılmasını istiyoruz” diyen muhalif komutan Ebu Muhammed’in bazı çelişkili ifadelerine yer veriyor yazısında. “Devrim” öncesinde boyacılık yaptığını söyleyen Muhammed, sonra ABD askerlerine karşı savaşmak için Irak’a gittiğinden bahsediyor. İnançsız oldukları için ABD askerlerine karşı savaştığını söyleyen Muhammed sonrasında sözlerine “Dine çok bağlı biri değilim” diyerek devam ediyor.
Muhaliflerin kontrolü altında bulunan yerlerde şeriat mahkemelerinin kurulduğunu söyleyen Muhammed ülkedeki artan dinciliğe dikkat çekiyor. Geçen hafta Hatay’da bir otelde kaldığını söyleyen başka bir muhalif Said Al Assi’de insanların sakal uzatmaya başladığını ve ülkede dinciliğin yaygılaştığını savunurken, “El Kaide bize yardım ediyor, Avrupalılar değil” diyerek sözlerini sürdürüyor.
“Kürtleri istediğimiz zaman öldürebiliriz”
Suriye-Türkiye arasında mekik dokuyan başka bir muhalif komutan Maysara ise Arango’ya–sadece ilk ismini kullanıyor- Antakya’da bir kafede, savaş öncesi dinle çok ilgilenmediğini ancak şimdi içkiyi bıraktığını anlatıyor. “Şeriat mahkemelerinin sert adaletini” savunan Maysara, Kürtlerin Özgür Suriye Ordusu tarafından kaçırılması olayıyla ilgili olarak da Kürtlere “Sizi istediğimiz zaman öldürebiliriz” mesajı verildiğini söylüyor.
Maysara, daha önce yaptığı bir açıklamada, Birleşmiş Milletler tarafından da savaş suçu olarak kınanan esir alınan Esad askerlerin soğukkanlı bir şekilde katledilmesi olayıyla ilgili “Bana göre buradaki tek hata görüntülerin kaydedilmesi” diye konuşmuştu.
sol